31-10-2025 16:12:08

HABER
Yüksek kredi faiz oranlarının etkisiyle konut satışlarında yaşanan durgunluk, gayrimenkul sektörünü 'bekle-gör' pozisyonuna itti. Fiyatların yatay seyrettiği piyasada, hem alıcılar hem de satıcılar hükümetten gelecek yeni bir destek paketini veya "ilk evim" kampanyasını bekliyor.
[Görsel: Satılık ilanı asılmış bir apartman veya modern konut projelerinden bir kesit]
Yılın son çeyreğine girilirken, Türkiye gayrimenkul piyasası karmaşık bir dönemden geçiyor. Yüksek enflasyon ve buna bağlı olarak artan konut kredisi faiz oranları, özellikle orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını zorlaştırıyor.
İpotekli Satışlar Tarihi Düşük Seviyelerde
Sektör uzmanları, mevcut faiz oranlarıyla konut kredisi kullanmanın neredeyse imkansız hale geldiğini belirtiyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) en son açıkladığı konut satış istatistiklerine göre, toplam satışlar içinde ipotekli (kredili) satışların payı son yılların en düşük seviyesine gerilemiş durumda.
Satışların büyük çoğunluğu peşin veya senetli (diğer) satışlar kategorisinde gerçekleşirken, bu durum piyasanın sadece belirli bir kesime hitap ettiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor.
Fiyatlar Düşmüyor, Pazarlık Payı Artıyor
Satış adetlerindeki düşüşe rağmen, konut fiyatlarında beklenen sert düşüşler yaşanmıyor. Yüksek inşaat maliyetleri (demir, çimento, işçilik) ve arsa sıkıntısı, sıfır konut fiyatlarının geri çekilmesini engelliyor. İkinci el piyasasında ise satıcılar, enflasyon karşısında paralarının değerini korumak amacıyla fiyatlarını korumaya çalışıyor.
Ancak emlak danışmanları, "ilan fiyatı" ile "gerçekleşen satış fiyatı" arasındaki makasın açıldığına dikkat çekiyor. Ciddi alıcıların pazarlık gücünün arttığı ve satışların ancak 10 ila 15'lik indirimlerle (pazarlık payı) kapandığı belirtiliyor.
Sektör Temsilcileri: "Müdahale Şart"
İnşaat ve gayrimenkul sektörü temsilcileri, piyasadaki kilitlenmeyi aşmak için hedefli bir müdahalenin şart olduğunu vurguluyor. Özellikle ilk kez ev sahibi olacaklara (ilk evim kampanyası) yönelik, kamu bankaları aracılığıyla düşük faizli ve uzun vadeli bir kredi desteğinin piyasayı yeniden hareketlendirebileceği konuşuluyor.
Sektör temsilcisi Ahmet Vural, durumu şöyle özetledi:
"Piyasa şu anda kilitlenmiş durumda. Alıcı yüksek faiz nedeniyle alamıyor, satıcı ise maliyetler ve enflasyon nedeniyle fiyatını indiremiyor. Bu döngünün kırılması için özellikle 'ilk evini alacaklar' ve 'kentsel dönüşüm' odaklı, uzun vadeli, düşük maliyetli finansman modellerine acil ihtiyaç var. Kulislerde bu yönde bir çalışma olduğu konuşuluyor."
Gözler Ankara'da
Piyasadaki mevcut durgunluğun, 2025 yılının son çeyreğinde açıklanması beklenen yeni ekonomik adımlara ve potansiyel konut kampanyalarına bağlı olarak yön değiştirmesi bekleniyor. Alıcılar ve satıcılar, Ankara'dan gelecek haberi beklerken, gayrimenkul piyasası "bekle-gör" pozisyonunu koruyor.